Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

BAVUL DERGİ, KASIM 2016

 

EMRE KONGAR

 

TARİH, DOĞA, AŞK VE MASUMİYET KATLİAMI
 

İnternetin genellikle soğuk olan satırları, bu katliamın, Emre Kongar tarafından sıcaklaştırılmış olan öyküsüne şöyle devam ediyor:

"Padişah Vahdeddin, yurt dışına kaçarken şahsi mülkü olan bu köşkleri Emre Kongar'ın Zehranım Teyze dediği cariyesine bağışladı.

Emre Kongar 1960'ların başında Zehranım teyzesinin elini öpmeye gittiğinde, Parmaklık kısmının demirlerinin yok olduğunu, benzerleri Yıldız Sarayı'nda olan, çimentodan dökülmüş ağaç benzeri süslemelerle bezenmiş olan bahçelerin yabani otların istilasına uğradığını, ama üç köşkün hâlâ ayakta olduğunu gördü ve bu yıpranmış görüntüye çok üzüldü.

Köşkler 1984 yılında 'korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı' olarak tescillendi.

Bu arada, öndeki çilek tarlaları, müteahhitlere satılmış, buraya yedi adet villa yapılmış ve köşklerin mülkiyeti de Vakıflara verilmişti.

1988 yılında, dönemin başbakanı Turgut Özal'ın talimatıyla 'Başbakanlık Dinlenme Evi' olarak kullanılmak üzere restore edilmeye başlandılar.

Bu arada Emre Kongar Kültür Bakanlığı Müsteşarı oldu ve 'Vakıf inşaat' tarafından yapılan restorasyonu yerinde inceledi. Sorumlu mimarın rölevelerde anlamamış olduğu konulardaki sorularını yanıtlan Kongar, ahşap köşklerin betonlaştırılarak restore edilmesinden dolayı Çengelköy tepelerinden 'İlk aşkım ve masumiyetim beton kalıplara sığmaz ki' diyerek büyük bir üzüntüyle ayrıldı.

Turgut Özal'ın ölümünden sonra çalışma durdu. Restorasyon işini alan Vakıf İnşaat, 'ödeneksizlik' dolayısıyla 1998 yılında köşkleri kaderine terk etti.

Erkan Mumcu'nun Kültür ve Turizm Bakanlığı döneminde restorasyon için bir firma ile otel yapılması için anlaşıldıysa da bu proje de, iyi ki, gerçekleşmedi.

Köşkler, 2007 yılında Devlet Bakanı Hayati Yazıcı tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı mülkiyetinden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne verildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü de köşkleri Başbakanlığa tahsis etti.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan köşklerin 'Başbakanlık Anadolu Çalışma Ofisi' ve yabancı misafirler için 'Devlet Konuk Evi' olarak yeniden restore edilmesi için talimat verdi. Wikipedi'nin belirttiğine göre restorasyon projesini Sinan Genim üstlendi.

Köşk çevresinin düzenlenmesi için 4 bin m² alan 2 Haziran 2013 tarihinde kamulaştırıldı.

Ağaçlar kesilerek, bahçelerdeki setler düzleştirilerek doğa ve çevre mahvedildi; yeni ilave inşaatlarla köşklerin tüm havası yok edildi; katliam tamamlandı!"

* * *

"Resmi makamların iddiasına göre köşklerin içinde bulunan koruda, 10 fıstıkçamı, 10 at kestanesi ve 25 ıhlamur ağacıyla birlikte meşe, Lübnan sediri, defne, erguvan ve sakız gibi toplam 300 ağaç da korumaya alındı, ama yapılan tahribata bakılırsa buna inanmak biraz güç.

Akasya, defne aylangoz gibi bahçeyi ve fıstıkçamlarını saran ağaçların ise, daha kim bilir ne kadar çok ve çeşitli ağaçla birlikte kesildiği, resmi makamlarca da itiraf ediliyor.

Bu ağaçların yerine İstanbul Boğazı'nın florasına uygun ıhlamur, at kestanesi, fıstıkçamı, çitlembik, erguvan gibi ağaçların dikildiği iddia ediliyor ama Emre Kongar'ın dediğine göre bunlar zaten bahçedeydi.

Köşkün restorasyonu Ağustos 2014'te tamamlandı.

Restorasyon çalışmaları bittiğinde tarihçi İlber Ortaylı, 'Restorasyonu hiç beğenmiyorum. Tarihi realiteye, mimari kurallara sadık bir restorasyon olmadığını herkes biliyor.' diyerek eleştirdi.

Emre Kongar ise, yok edilen setlerin yerine yapılan beton duvarlarla sadece tarihin değil, tabiatın da katledildiğini söylüyor."

* * *

"Cengiz Özdemir Orhan Veli'nin artık kült olmuş şiiri 'İstanbul'u Dinliyorum'u Emre Kongar'ın 'orman' dediği, Vahdettin Korusunda yazdığını söyler ve buradaki ağaç ve bitki örtüsünü şöyle sayar:

Kocayemiş, ağaç fundası, katırtırnağı, boyacı katırtırnağı, ateş dikeni, akça kesme, geniş yapraklı akça kesme, kermes meşesi, leylak, defne, sarı salkım, çin mürveri, karayemiş, çitlrmbik, ispir, çoban püskülü, karrtopu, kurtbağrı, kardak, yasemin, mahonya, yabani gül, böğürtlen, lavanta, yılanyastığı, çiğdem, yabani kuşkonmaz, Trabzon hurması, malta eriği, armut, ayva, delice zeytin, kiraz, vişne, erik, çakal eriği, üvez, fındık, nar, kızılcık, dut, oldukça boylu olmak kaydıyla fıstık çamları, büyük kozalaklı çamlar, kızıl çam, Lübnan sediri, servi, porsuk, su sediri, mazı, batı çınarı, ıhlamur, meşe, akçaağaç, çınar yapraklı akçaağaç, kestane, erguvan, akasya, dişbudak, karaağaç, ceviz, gülibrişim, atkestanesi, manolya, sakız, incir, kokarağaç, akkavak."

* * *

Evet işte Osmanlının Padişahlık döneminden Cumhuriyet'in yüzüncü yılına doğru uzanan "Bir aşkın ve masumiyetin katli" öyküsü, böylece Bavul Dergi tarafından, gelecek kuşaklar okusun ve ağıt yaksınlar diye, Haziran-Kasım 2016 tarihlerindeki 6 yazı ile resmen İnternetin ölümsüzlüğüne emanet edildi!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional