Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

29 EKİM SÖYLEŞİSİ ÜZERİNE YORUMLAR
 

29-30 Ekim tarihlerinde Hürriyet'te yayınlanan, Ahmet Hakan'la yaptığımız söyleşi çok ses getirdi...

Yorumlar genellikle olumlu değerlendirmeler ve katkılar biçimindeydi.

Bir kaç tane, "gözlükler", "sakal", "fular" gibi kavramlara dayalı, benim anlayışımı aşan "yüksek seviyeli"(!) eleştiri de vardı...

Kültür seviyemin üstünde kaldıkları için onları pek algılayamadım, bu nedenle de üzerlerinde durmayacağım.

* * *

Ciddi bir eleştiri, "Bilim ve akıl" olarak tanımladığım Atatürkçülüğün konjonktürel olduğunu söylediğim hakkındaydı.

Oysa ben Atatürkçülüğü değil, 1920'ler, 1930'ler Anadolusu'nda, bir din tarım toplumundan, çağdaş bir toplum yaratmanın kısa yol reçetesini, yani "6 Ok"u konjonktürel olarak nitelemiştim.

Söyleşinin kısaltılması sırasında belki de biraz anlam kayması meydana gelmiş olabilir diye bu noktayı yeniden vurgulamak gereksinmesi duyuyorum:

"Bilim ve akıl" olarak nitelediğim Atatürkçülük, bu nitelikleriyle elbette evrenseldir...

Bu evrensel yöntemi, yani aklı ve bilimi, o zamanlar feodal bir din tarım toplumunun egemen olduğu Anadolu'da kısa yoldan çağdaş bir devlet kurmak için kullanmak istediğinizde, karşınıza "6 Ok" çıkıyor..

"6 Ok", hem zamana yani o döneme, hem de mekana yani o dönemin Anadolusu'ndaki toplumsal yapıya bağımlıdır...

Bu anlamda tabii ki konjonktüreldir, çünkü o günkü azgelişmiş yapıyı hızla çağdaşlaştırmak için formüle edilmiştir.

* * *

Söyleşinin önemli bölümlerinden biri İsmet İnönü'nün demokrasinin kuruluşundaki rolüyle ilgiliydi...

Bir "Tek adamın" kendi elleriyle Çok Partili Düzen kurmasının ve yaptığı serbest seçimlerle iktidarı devretmesinin tarihte bir başka örneği olmadığını vurgulamıştım...

Bu nedenle de, kendisine yöneltilen diktatörlük suçlamalarının insafsızlık olduğunu belirtiyordum.

İsmet Paşa'nın Türkiye'de demokrasinin yerleşmesinde sahip olduğu eşsiz rol ile ilgili olarak İstanbul'un eski belediye başkanlarından Ahmet İsvan'dan bir mektup aldım...

İsmet İnönü'nün Çok Partili Düzen'e geçildikten sonra, muhalefette oynadığı demokratik rolü anlatıyordu...

Bu günler için de bir ders niteliği taşıyan bu önemli mektubu, açıklamalarımla birlikte Perşembe günü yayınlayacağım...

Böylece AKP'nin farklı aktardığı, yozlaştırdığı, yakın tarihimizle ilgili önemli bir dönemin bazı gerçeklerini bir kez daha anımsatmayı ve ondan bazı dersler çıkarmayı umuyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional