Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

1 MAYIS VE TAKSİM NEYİN SİMGESİDİR?
 

Gerek demokrasi gerekse işçi sınıfı tarihi, 1 Mayıs'ın demokrasi, özgürlük ve emek simgesi olduğunu gösterir...

Türkiye'deki özel tarih ise 1 Mayıs'ı, Taksim'le özdeşleştirir; otoriter ve totaliter eğilimli egemenlerin, demokratik oluşumlara ve emekçi sınıflara karşı, faili meçhul cinayetleri bile kullanarak, güç ve kuvvet gösterdiği bir olay haline getirir.

Taksim, "Gezi Parkı Direnişi" ile, demokrasi ve özgürlük alanı olma simgesini ayrıca güçlendirmiştir.

* * *

Demokrasi tarihi, Kapitalizmin gelişmesi ile ortaya çıkan burjuvazinin, feodal düzene, toprak ağalarına, asillere karşı mücadelesi ile başlar...

Bu mücadele, Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan ve gelişen işçi sınıfı ile yaygınlaşır, güçlenir, anlam kazanır ve çağdaşlaşır...

İşçilerin istedikleri haklar, ancak temel hak ve özgürlükler anlayışının, demokrasinin gelişmesi ile evrenselleşir ve genel kabul görür, böylece emekçilerin mücadelesi güçlenir, demokratik mücadele ile bütünleşir.

* * *

Türkiye'deki oluşum ise daha farklıdır:

Osmanlı'nın geri kalmış, yarı sömürgeleşmiş din-tarım toplumu yapısından dolayı, burjuva ve işçi sınıflarının gelişmesi kendiliğinden olmamış, demokrasi, insan hakları, işçi hakları, ancak Atatürk Devrimleri ve 1961 Anayasası ile "yukardan aşağı" yapılandırılmıştır.

Burjuvazinin ve işçi sınıfının güçsüzlüğü, çok yavaş gelişmesi, demokrasi, insan hakları, işçi hakları gibi kavramların da benimsenmesini ve uygulanmasını çok geciktirmiştir.

Çok Partili Düzen'e geçilmesinden sonra, feodal kalıntılarla beslenen ve cılız burjuvazi ile ittifak arayan fırsatçı politikacılar, demokrasiyi, insan haklarını ve işçi haklarını "çarpıtılmış bir milli egemenlik kavramına" dayadıkları "sınırsız iktidar" anlayışlarının önünde ciddi engeller olarak gördüler...

Uzun süre, Soğuk Savaş'tan da yararlanarak, "dincilik" ve "antikomünizm" adı altında, demokrasiyi "çoğunluk diktatörlüğü" biçiminde çarpıtarak, evrensel ve çağdaş değerlerin gelişmesini engellemeye çalıştılar, hâlâ da çalışıyorlar.

* * *

Taksim ve 1 Mayıs, "Feodal kalıntılardan beslenen çağ gerisi politikacılarla, evrensel değerleri içselleştiren emekçilerin ve demokratların arasındaki çatışmanın" alanını ve tarihini vurgulayan, bir demokrasi, özgürlük ve emek simgesi olmuştur.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional