Emre Kongar'ın Resmi Internet Sitesi



Kitaplar
   Red Bullet Kitapların Listesi
   Red Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Red Bullet Aydınlanma
  Red Bullet Medya Notu

Söyleşiler/Yazılar
  Red BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Red BulletKızlarıma Mektuplar
  Red BulletBen Müsteşarken
  Red Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Red BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Red BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Red BulletTrajikomik
  Red BulletKişisel - Genel
  Red BulletÇin Gezisi

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş

Aydınlanma yazıları her Salı, Medya Notu yazıları her Cuma, Güncel her Pazartesi yenilenir.

29 Ekim 2001 tarihinde Berlin'de düzenlenen panel'de yapılan konusmanın özetidir.

 

İNSAN EŞİT DİL, DİL EŞİT İNSANDIR

 

PROF. DR. EMRE KONGAR

 

Çok kısa ifade etmek gerekirse "insan eşit dildir".

Hani bir söz vardır, "Bir dil bir insan, iki dil iki insan" derler. İşte aynen o deyişte olduğu gibi, her bir dil bir inasndır.

Her bir dil, sadece bir kültürel birikimin toplamı ve bir kültürde yaşayan insanlararası iletişimin aracı olduğu için değil, aynı zamanda gerçekten de "kişinin toplum içinde var olmasının, yani kısaca "bireyin toplumsal varlığının bir aracı" olduğu için de "insan eşit dildir" ya da dil eşit insandır" diyorum.

Dil, bireyin toplumsal varlığının aracıdır; çünkü birey ile toplum arasında karşılıklı bir etkileşimin, bireyi birey yapan ve toplumu toplum yapan değerlerin, inançların, kısacası bireysel ve toplumsal tutum ve davranışların karşılıklı etkileşimine olanak tanır.

Bireyin "toplumsallaşması" dil sayesinde olur.

İnsan, içinde yaşadığı toplumun değerlerini, düşüncelerini, kurallarını ancak dil yoluyla öğrenir.

Biz buna "toplumsallaşma" diyoruz.

Bireyin kimliği, kişiliği oluştuktan sonra dönüp "toplumu etkilemesi" de yine dil sayesinde olanaklı olur.

Yani artık bir birey, toplumun içinde büyümüş, öteki bireylerden farklı ve özgün olan kimliği gelişmiş, sıra artık birey olarak içinde yaşadığı toplumu etkilemesine gelmiştir.

Politika, sanat edebiyat, öğretmenlik, memurluk veya esnaflık, zenaatkarlık gibi bireyin toplum içinde sahip olacağı herhangi bir meslek, artık, sadece bir geçim aracı değil, onun toplumu etkileme yoludur da.

İşte gerek toplumun bireyi oluşturması, gerekse bireyin, oluştuktan sonra dönüp toplumu etkilemesi ancak dil yoluyla olur.

Bu yüzden de ben "insan, eşit dildir" diyorum.

Türk kökenli Almanlar, doğuştan, "iki insan" olabilme avantajına sahiptirler.

Hem Türkçe hem de Almanca konuştukları takdirde "iki dil" öğrenecekler, ve böylece "iki insan" olacaklardır.

Bugünkü sorun, ne Türkçe, ne de Almanca konuşabilen, yani tek bir insan bile olamayan bir kuşağın ortaya çıkmakta oluşudur.

Bu sorun derhal çözülmeli, "tek bir adam bile olamayan" Türk Alman çocuklar ve gençler "iki insan" olacak biçimde yetiştirilmelidir.

 

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 30 Haziran 2008