Emre Kongar'ın Resmi Internet Sitesi



Kitaplar
   Red Bullet Kitapların Listesi
   Red Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Red Bullet Aydınlanma
  Red Bullet Medya Notu

Söyleşiler/Yazılar
  Red BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Red BulletKızlarıma Mektuplar
  Red BulletBen Müsteşarken
  Red Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Red BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Red BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Red BulletTrajikomik
  Red BulletKişisel - Genel
  Red BulletÇin Gezisi

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş

Aydınlanma yazıları her Salı, Medya Notu yazıları her Cuma, Güncel her Pazartesi yenilenir.

3 Mart 2008

Sınır Ötesi Harekat Başarılıdır. Ama...

Hiç kuşkusuz önce hava harekatı olarak başlayan daha sonra kara harekatı ile sürdürülen "Sınır Ötesi Harekat" başarılıdır.

Hem askeri açıdan başarılıdır, hem de siyasal açıdan.

Kara harekatının sürpriz bir biçimde başlaması ve sürpriz bir biçimde bitirilmesi bu başarının hiç kuşkusuz önde gelen koşullarından biridir.

Tabii bu harekat bir ABD-Türkiye "ortak operasyonudur".

ABD'nin işgali altındaki topraklarda yapılmıştır,

ABD'nin verdiği istihbarata dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.

Olay, tabii ki ABD'nin izninin de ötesinde, bir "Ortak Harekatın" gerektirdiği her türlü işbirliğine ve bilgi paylaşımına dayalıdır.

Her askeri harekat gibi başlayış ve muhtemel bitiş tarihleri de mutlaka önceden saptanmıştır.

Böyle bir "Ortak Harekat" çerçevesinde, ABD'nin harekatın başlayış ve bitiş tarihlerini hatta saatlerini ve dakikalarını bile bilmesi çok doğaldır.

Doğal olmayan, önce Savunma Bakanı Gates'in, sonra da Başkan Bush'un "Türkiye kısa zamanda çekilsin" açıklamalarını yapmalarıdır.

Her ikisinin de ABD Genelkurmayının sahip olduğu harekat hakkındaki bilgilerden habersiz oldukları düşünülemez.

Peki o zaman, Türkiye'de Amerika'nın imajını düzeltecek bu "Ortak Harekat"a, bu açıklamalarla niye gölge düşürülmüştür?

Niçin, "Türkiye, ABD'nin baskısıyla mı çekildi, üstelik de zamansız mı çekildi" spekülasyonlarının yapılmasına yol açılmıştır.

Sanıyorum, ABD yönetimi, hem Irak Yönetimi'ne, hem de Kuzey Irak Kürt Yönetimi'ne, "Bakın biz Türkiye'ye izin verdik ama, şimdi de geri çekiyoruz" izlenimi vermeye çalışmıştır.

Böylece, hem Türkiye'yi, hem Irak'ı, hem de Kuzey Irak'ı "müttefik olarak" tatmin etmeye ve yanında tutmaya devam etmek istemektedir.

Ama bence her tarafı memnun etmeye çalışırken, hiçbir tarafı tam anlamıyla tatmin edememiştir.

Özellikle Türkiye'de kendi imajı açısından, bir çuval inciri berbat etmiştir.

Üstelik de hem siyasal iktidarı yani AKP hükümetini, hem de askerleri zor duruma sokmuştur.

 

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 30 Haziran 2008