Emre Kongar'ın Resmi Internet Sitesi



Kitaplar
   Red Bullet Kitapların Listesi
   Red Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Red Bullet Aydınlanma
  Red Bullet Medya Notu

Söyleşiler/Yazılar
  Red BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Red BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Red BulletKızlarıma Mektuplar
  Red BulletBen Müsteşarken
  Red Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Red BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Red BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Red BulletTrajikomik
  Red BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

2 Kasım 2009

Mir Dengir Mehmet Fırat'ın Açıklaması Akla Neleri Getiriyor?

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin önde gelen milletvekillerinden Dengir Mir Mehmet Fırat, çok dikkat çekici ve çok önemli bir açıklama yaptı:

"Islak imzalı demokrasiye müdahale belgesi ile birlikte gönderilen ve bir subayın yazdığı belirtilen isimsiz ihbar mektubu ile bizlere bir kaç yıl önce Sarıkız ve Ayışığı darbelerini ihbar amacıyla gönderilen mektup neredeyse aynı elden çıkmış kadar benzer. Bu çok şaşırtıcı" dedi.

Dengir Mehmet Fırat'ın konuşması ve iddiası bana Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un şimdi ıslak imzalı olduğu iddiasıyla yeniden medya tarafından gündeme getirilen yazının ilk servis edilişi sırasında yaptığı basın toplantısında söylediklerini anımsattı.

Başbuğ bu toplantıda şu görüşleri dile getirmişti:

"1) Türk Silahlı Kuvvetleri Anayasa'ya bağlıdır...

Demokrasi karşıtlarını içinde barındırmaz.

2) Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı 'örgütlü olarak gerçekleştirildiği düşünülen' bir 'karalama ve yıpratma' kampanyası', 'medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat' yürütülmektedir...

3) Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı 'kurgulanmış olaylarla' yürütülen bu harekat, ülkemizin var olma sorununu (bekasını) gündeme getirmiştir.

4) Muhtıra söylemlerinde bulunanlar iyi niyetli değildir.

Halk da bu söylemlerden usanmıştır.

5) Askeri yargı bağımsızdır, pek çok Avrupa Birliği ülkesinde de vardır.

Bu olayda da yetki askeri yargınındır.

6) Bir takım bilgi ve belgeler medyaya özel olarak ve saptırılmış bir biçimde servis edilmektedir.

7) Tartışma konusu olan 'belge' belge değildir, bir kağıt parçasıdır...

Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratma ve karalama amacıyla hazırlandığı değerlendirilmektedir...

Belgenin üzerinde tarih olmadığı halde medya tarafından Nisan 2009'da üretildiği iddia edilmektedir.

8) Bu belgeyi kimin ürettiğini bulmasını sivil yargıdan istedik.

Devletin istihbarat organları ve yargısı bu konuda çalışacaktır.

9) Çeşitli kesimler TSK üzerinden kendilerini siyasi olarak tanımlama gayretlerinden vazgeçmelidir.

10) TSK, kendisine karşı girişilen bu harekat karşısında sessiz kalmayacaktır...

Bütün hukuk yollarına başvuracak, yasal ortamlarda sorunları dile getirecek, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da konuyu tartışmaya açacaktır.

10) Kimse TSK içinde cadı avı başlatılmasını beklemesin.

11) Artık Silahlı Kuvvetler üzerinden elinizi çekiniz."

Dengir Mehmet Fırat'ın söyedikleri, Başbuğ'un basın toplantısında dile getirdiklerini ve "saldırı" iddialarını yeniden gündeme taşıdı.

Şimdi merak edilen konu şu:

Kimdir bu Başbuğ'un sözünü ettiği 'TSK'ya karşı medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat' yürütenler?

Bir de Başbuğ'un 'TSK üzerinden kendilerini siyasi olarak tanımlama gayretlerinden vazgeçmelidirler' diye hitap ettikleri kimlerdir, onu merak ediyorum!

Acaba tam "Kürt Açılımının" bir fiyasko ile sonuçlandığı sırada yeniden medya tarafından ortaya atılan bu "ıslak imza" işini de onlar becermiş olmasınlar?

Ama bu soruların yanıtlarını kim verecek ki?

İlgililer şimdi "Islak imza makinesini" ithal eden ve polis olduğu iddia edilen iki kişiyi bile aramıyor.


Paylas

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 6 Eylül 2010