Emre Kongar'ın Resmi* Internet Sitesi


Loading

Kitaplar
   Green Bullet Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Green BulletAydınlanma
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum

Yazılar
  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BALBAY: TUTUKLUKTAN 259 GÜN SONRA GELEN SAVUNMA HAKKI


 

Cumhuriyet gazetesinin Ankara Temsilcisi, ünlü gazeteci Mustafa Balbay tutuklandıktan 259 gün sonra mahkeme önünde kendini savunma hakkına kavuştu...

Yine tutuklu olarak.

* * *

Adaletsiz demokrasi olur mu?

Bırakın demokrasiyi, adaletsiz devlet olur mu?

Türk-İslam tarihindeki nasihatnameler, bilge kişilerin hükümdarlara verdiği adalet öğütleriyle doludur.

Eskiden daha çok Allah korkusu, kul hakkı ve tabii devletin dirliği, düzenliği üzerinden işleyen adalet, günümüzde artık vatandaşlık hakları açısından değerlendiriliyor.

Vatandaşlık haklarının en başında da ünlü "masumiyet karinesi" yani herkesin aksi kanıtlanana kadar masum olduğu anlayışı yatıyor.

Bu anlayışın pratikteki yansıması ise tarafsız ve bağımsız bir mahkeme sistemi tarafından yargılanıp hüküm giymedikçe kimsenin özgürlüğünün kısıtlanmaması ve sınırlanmaması oluyor.

Nitekim sırf bu nedenle Ceza Yasası'nda ve Ceza Muhakemesi Yasası'nda yargılama devam ederken tutuklama kararı verilebilmesi için gerekli koşullar titizlikle sayılmıştır.

Balbay'ın ve hapisteki daha başka pek çok kişinin tutukluk halinin bu koşullara uygun olup olmadığı konusunda çeşitli kuşkular vardır.

Silivri'de görülen davada Türkiye'deki baroları bile ayağa kaldıran uygulama aksaklıkları arasında sanıkların tutuklanmaları ve bu tutukluluk hallerinin devamı önemli bir yer işgal etmektedir.

* * *

Balbay, çalışkan, becerikli, deneyimli, birikimli ve başarılı bir gazetecidir.

Yaşadığı çağın tanıklığını yapmaktadır.

Nitekim savunmasında söyledikleri bu niteliklerinin bir sonucudur.

Kendisine yöneltilen suçlamalara karşı olayı saptırmadan, konuyu sulandırmadan, büyük bir açık yüreklilikle savunmasını yapmış ve tarih önünde kayda geçen bir tutum sergilemiştir.

Sanıyorum bütün bu fırtına bittikten, sular durulduktan, Türkiye normale döndükten sonra bu savunma metni de, Silivri davasının iddianameleriyle birlikte hukuk fakültelerinde örnek olaylar çerçevesinde kullanılacaktır.

Savunmasının ana hatlarını gazetemizde okumuşsunuzdur.

Bu nedenle ayrıntıya girmek istemiyorum ama şu iki cümleyi vurgulamaktan da kendimi alamıyorum:

"Gazeteci yaşadığı çağın tanığıdır. Ama beni tanığı değil, sanığı yapmak istiyorlar!"

* * *

Tabii Balbay'ın yargılanması ve tutukluluğu olayı çok yönlüdür:

Bir yönü temel insan hak ve özgürlükleriyle ilgilidir.

Bir başka yönü medya özgürlüğüne işaret etmektedir.

Esas olarak yeni Türk Ceza Yasası ve yeni Ceza Muhakemesi Yasası'nın uygulamalarını yansıtmaktadır.

Bu açıdan "Avrupa Birliğine uyum sağlayan yeni Türkiye" sorununu hukuk ve adalet açısından tartışmaya açmaktadır.

Özellikle iddianame, gelecek kuşaklara ışık tutacak, ders olacak niteliktedir.

Silivri'deki dava Türkiye'deki demokrasi sorununun da bir göstergesidir.

Bütün bunların ötesinde ise AKP iktidarının en önemli işlerinden ve bu işlerinin sonuçlarından biri olarak tarihe ışık tutacaktır.


Paylas

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 30 Ocak 2012