Emre Kongar'ın Resmi Internet Sitesi



Kitaplar
   Red Bullet Kitapların Listesi
   Red Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Red Bullet Aydınlanma
  Red Bullet Medya Notu

Söyleşiler/Yazılar
  Red BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Red BulletKızlarıma Mektuplar
  Red BulletBen Müsteşarken
  Red Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Red BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Red BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Red BulletTrajikomik
  Red BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş

Aydınlanma yazıları her Salı, Medya Notu yazıları her Cuma, Güncel her Pazartesi yenilenir.

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MAHALLE BASKISI,
MAHALLE İSLAMI

Prof. Şerif Mardin'in "Mahalle Baskısı" deyimiyle ifade ettiği kavram gündemde birinci sıraya oturdu.

Ben de geçen hafta bu kavramı açıklamaya çalıştım.

Bunun iki nedeni var:

Birincisi, Mardin, bugüne kadar yaptığı araştırmalarda, yazdığı kitaplarda, Saidi Nursi ve Nurculuk olayını "İslam'ın modernleştirilmesi" bağlamında ele almış ve tarikatları, devletle halk arasındaki ilişki boşluğunu dolduran, sivil toplum kuruluşu benzeri işlev sahibi cemaatler olarak tanımlamıştı.

Üniversitelerdeki türban yasağına karşıdır.

Tabii bu yaklaşımıyla Mardin, her türlü "Din karşıtlığı", "İslam'a karşı olumsuz önyargılı olma" suçlamalarının dışında kalıyor; bu konudaki nesnelliği, objektifliği hakkında kuşku duyulması için neden bulunamıyor.

İkinci neden, AKP iktidarının seçimleri kazanır kazanmaz, sanki Türkiye'nin başka ivedi sorunu yokmuş gibi, yeni bir anayasa taslağını devreye sokması ve üstelik de bu taslakla, demokratik ve laik düzenin altını iyice oyarak, sistemi Dinci Oligarşi'ye dönüştürmek istediği kuşkularını güçlendirecek önerilerde bulunması.

Yani Mardin'in söyledikleri, hem bugüne kadarki yaklaşımından ve kimliğinden, hem de gündemi tam yakalamış olmasından dolayı önem kazandı.

* * *

Çok satışlı gazetelerin haklı olarak önem verdiği Mardin'in bu yaklaşımında gözden kaçırılan bir nokta var:

Mardin, "Mahalle baskısı" ile "Mahalle İslamı" deyimlerini eş anlamlı kullanıyor ve bunları Ebulula Mardin'in "Ham sofu" ve Batı'nın "Fondamantalist" kavramlarıyla açıklıyor.

Yani söz konusu olan baskı, normal bir grup baskısı, normal bir etkileşim değildir.

Din ile toplum ve birey arasındaki olağan bir ilişkiden, gerçek İslam'dan söz etmiyor Mardin.

Mardin'in "Ham sofu" ve "Fondamantalsit" kavramlarıyla eşdeğer tuttuğu bu baskı, "radikal", "köktendinci", "bağnaz", "cahil", "ilkel", "acımasız" "siyasetle bütünleşmiş" "gerçek İslam'dan uzak", çağdaşlığa, insan haklarına, demokrasiye aykırı özel bir baskı.

Zaten tehlikesi de burada.

* * *

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "Türkiye Malezya olmaz", Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kadınlar korkmasın" diyerek, topluma güvence vermeye ve korkuları, kaygıları yatıştırmaya çalışmaları, bu tehlikenin büyüklüğünü ve yakınlığını belirtmiyor mu?

Mardin, bir şeyi daha vurguluyor:

"...Mahalle havası dediğimiz şeyin bu İslami alt-çevrelerle yeni bir şekil almış olduğuna inanıyorum. Bu yeni şekil AKP'yi döver. Demek istiyorum ki eğer böyle bir hava gelişirse AKP ona biat etmek zorunda kalabilir..."
Bu uyarısı, "Mahalle İslam'ı" karşısında, iktidarın da güçsüz ve çaresiz kalabileceğini belirtiyor.

* * *

Tarihin ve siyasal olayların bize öğrettiği bir genel ilkeyi herkese anımsatmak istiyorum:

"Terör ya da din gibi araçları siyasette kullanan iktidarlar, sonunda bu her iki aracın da denetimini ellerinden kaçırıp onlara teslim olur."

Tarih, bu sürecin sayısız örneğiyle ve bu nedenle yaşanmış pek çok kanlı felaketle doludur.

 

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 12 Mayıs 2008