Türkiye'de son günlerdeki kavram kargaşası bilerek yaratılıyor.
Demokratik ve laik rejimi değiştirmek isteyenler önce
iktidara geliyor.
Sonra bunlar dış merkezleri etkiliyor.
Rejimin temellerini sarsıcı demeçler böylece dıştan
da gelmeye başlıyor.
Bir süre sonra örgütlenme ve finansman tamamlanıyor:
Dıştan parasal destek alan ve zaten bu yola baş koydukları
için başkaca desteğe gereksinme duymayan iç çevreler ile
içerden beslenen ve siyasal niyetleri açısından zaten
beslenmeye gerek duymayan dış çevreler birlikte bir koro
halinde rejimin temellerini laik ve demokratik düzenden
dinci düzene kaydıracak ve Türkiye'yi zayıflatacak kavram
kargaşasını yaratıyorlar.
* * *
Son zamanlarda ilericilik ve gericilik kavramlarını
tersine çevirmek ve Atatürkçülüğü (siz buna isterseniz
Kemalizm de diyebilirsiniz) bu tersine çevrilmiş kavramlarla
yargılamak pek moda oldu.
İlericilik nedir?
Gerici kimdir?
Atatürkçülük nedir?
* * *
İlericilik, Gericilik birkaç farklı ölçüte göre tanımlanabilir:
İnsanoğlunun tarihsel gelişim sürecine göre.
Üretim ilişkilerine göre.
Tüketim ve paylaşım ilişkilerine göre.
Siyasal rejimlere göre.
* * *
İnsanlık toplayıcılıktan avcılığa, avcılıktan tarıma, tarımdan endüstriye, endüstriden bilişime doğru yol almaktadır.
Bu çizgiye uygun bir değişmeyi amaçlayan ilerici, onu durdurmaya veya tersine çevirmeye çalışan gericidir.
Üretim ilişkileri, ilkel, köleci, feodal, kapitalist, sosyalist olabilir.
Her bir üretim ilişkisini ileri götürmek isteyen ilerici, durdurmak veya geri döndürmek isteyen gericidir.
Tüketim ve paylaşım ilişkileri gelir ve servet dağılımını adil olmayan bir biçimde merkezileştiren, sosyal adaleti bozan, veya bunun tersine, fırsat eşitliğini sağlayan, sosyal adalete uygun olan bir yapıda olabilir.
Gelir ve servet adaletinin bozulmasından yana olanlara gerici, fırsat eşitliğinden, sosyal adaletten yana olanlara ilerici denir.
Siyasal rejimler temel hak ve özgürlükleri güvenceye alan laik ve demokratik ilkelere dayalı veya, çeşitli gerekçelerle temel hak ve özgürlükleri askıya alan anti-demokratik uygulamalara dayalı olabilir.
Demokratik ve laik rejimlerden yana olanlar ilerici, anti-demokratik rejimlerden yana olanlar gericidir.
* * *
Atatürkçülük (veya Kemalizm) felsefi, tarihsel ve
siyasal olarak üç ayrı ölçüte göre tanımlanabilir.
Felsefi olarak Atatürkçülük, tek kelimeyle akılcılıktır.
Akılcılık, tanım gereği Aydınlanmayı,
bilimselliği ve çağdaşlığı da içerir.
Tarihsel olarak Atatürkçülük, Bağımsızlık
Savaşını ve Atatürk Devrimlerini, Sevr'den Lozan'a, Osmanlı
İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçişi, din-tarım
toplumundan endüstri toplumuna ve ulus devlete dönüşümü
içerir.
Siyasal olarak Atatürkçülük, emperyalizm
karşıtlığını, ulusal bağımsızlığı, laik ve demokratik
düzeni ve çağdaş dünyanın bir parçası olmayı içerir.
* * *
Bu yazı çerçevesinde açıklanmaya çalışılan ilkeler, ölçütler ve
tanımlar bağlamında, ilericiliğin hangi ölçütünü kullanırsanız
kullanın, Atatürkçülüğün tanımını hangi biçimde yaparsanız yapın,
Atatürkçü olan ilerici, Atatürk'e karşı çıkan gericidir.